Anal fissür ameliyatı, makat bölgesinde oluşan kronik çatlakların cerrahi yöntemlerle tedavi edilmesini sağlayan etkili bir prosedürdür. Ankara’da anal fissür ameliyatı, genel cerrahi veya kolorektal cerrahi uzmanları tarafından uygulanır ve genellikle kronikleşmiş, ilaç tedavisine yanıt vermeyen fissürlerde tercih edilir.
Ankara’da anal fissür ameliyatı seçenekleri, hastanın fissürün süresi, şiddeti ve eşlik eden kas spazmı durumuna göre planlanır. Lateral internal sfinkterotomi en sık uygulanan cerrahi yöntemlerden biridir ve anal kanal basıncını azaltarak fissürün iyileşmesini hızlandırmayı amaçlar.
Kronik anal fissür cerrahisi Ankara’da modern cerrahi teknikler ve gelişmiş hastane altyapısı ile güvenli şekilde gerçekleştirilmektedir. İşlem çoğunlukla kısa süreli anestezi altında yapılır ve hastalar genellikle aynı gün veya kısa süreli gözlem sonrası taburcu edilebilir.
Ankara’da anal fissür ameliyatı sonrası iyileşme süreci, hastanın yaşam tarzı düzenlemeleri ve doktor önerilerine uyumu ile doğrudan ilişkilidir. Liften zengin beslenme, yeterli sıvı alımı ve kabızlığın önlenmesi, ameliyat sonrası dönemde iyileşmenin desteklenmesi açısından önemli klinik öneriler arasında yer alır.
| Bilmeniz Gerekenler | Bilgi |
| Ameliyatın Tanımı | Anal fissür ameliyatı, makat bölgesindeki çatlak (fissür) nedeniyle oluşan ağrı ve spazmın giderilmesi amacıyla yapılan cerrahi müdahaledir. Genellikle iç anal sfinkter kasının bir kısmının kesilmesiyle gerçekleştirilir. |
| Hastalığın Tanımı | Anal fissür, anüs çevresindeki ciltte meydana gelen ince yırtık veya çatlaktır. Şiddetli ağrı, kanama ve dışkılama korkusuna yol açabilir. |
| Ameliyat Endikasyonu | Uzun süre iyileşmeyen (kronik) fissürlerde, medikal tedaviye yanıt alınamayan durumlarda ve sfinkter spazmının devam ettiği olgularda cerrahi tercih edilir. |
| Uygulanan Cerrahi Yöntem | En sık uygulanan yöntem “Lateral İnternal Sfinkterotomi”dir. Bu işlemde iç sfinkter kası kısmen kesilerek spazm ve basınç azaltılır. |
| Anestezi Türü | Genellikle spinal veya genel anestezi altında yapılır. Bazı vakalarda lokal anesteziyle de gerçekleştirilebilir. |
| Ameliyat Süresi | Ortalama 15–30 dakika arasında sürer. |
| Hastanede Kalış Süresi | Genellikle aynı gün taburcu olunur. |
| İyileşme Süreci | 1–2 hafta içinde belirgin rahatlama sağlanır. Tam iyileşme 4–6 hafta sürebilir. İlk günlerde dışkılama sırasında ağrı hafifleyerek azalır. |
| Ameliyat Sonrası Bakım | Ilık oturma banyoları, liften zengin beslenme ve dışkı yumuşatıcı ilaçlar önerilir. Bölgenin hijyenine dikkat edilmelidir. |
| Komplikasyonlar | Nadiren enfeksiyon, kanama, geçici gaz ve dışkı tutamama, tekrarlayan fissür oluşumu gibi komplikasyonlar görülebilir. |
| Başarı Oranı | Lateral internal sfinkterotomi yöntemiyle başarı oranı %90’ın üzerindedir. Kronik fissürlerde kalıcı çözüm sağlar. |
| Tekrar Etme Riski | Uygun cerrahi teknik ve postoperatif bakım ile nüks riski oldukça düşüktür. Ancak kabızlık alışkanlığı devam ederse tekrar oluşabilir. |
| Fiziksel Aktiviteye Dönüş | Hafif günlük aktiviteler 1–2 gün içinde yapılabilir. Yoğun egzersiz ve uzun oturma süresi birkaç hafta ertelenmelidir. |
Eğitim;
Lise: TED Ankara Koleji – Mezuniyet: 1998
Tıp Fakültesi: Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi – Mezuniyet: 2005
Uzmanlık: Genel Cerrahi Uzmanlık Eğitimi – Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı – 2012
Uzmanlık Sonrası Süreç;
2012–2014: Devlet yükümlülüğü – Muş Devlet Hastanesi
Ocak 2014 – Kasım 2022: Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi AD – Uzman doktor, ardından akademisyen olarak görev yaptı
Mart 2016 – Ekim 2017: Başkent Üniversitesi İstanbul Uygulama Hastanesi – Karaciğer Nakli Sorumlu Yardımcısı
Haziran 2020 – Kasım 2022: Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi – Uluslararası Hasta Departmanı Direktörü
Anal Fissür Nedir?
Anal Fissür, anüs bölgesinin iç kısmında oluşan yüzeysel bir yırtıktır. Genellikle sert dışkılama, kabızlık ya da doğum gibi nedenlerle meydana gelir. Bu durum, dışkılama sırasında ağrı ve kanama ile kendini gösterir.
Anal Fissür Belirtileri Nelerdir?
Anal fissür, anüs çevresindeki ciltte oluşan küçük yırtıklardır ve oldukça ağrılı olabilir. Genellikle dışkılama sırasında oluşur ve belirtiler hemen fark edilebilir. En sık görülen anal fissür belirtileri şunlardır:
- Dışkılama sırasında ya da sonrasında keskin, yanıcı tarzda ağrı
- Anüs çevresinde kaşıntı veya rahatsızlık
- Tuvalet kağıdında ya da dışkıda parlak kırmızı renkte taze kan
- Dışkılama sonrası uzun süren sızlama hissi
- Anüs çevresinde küçük bir şişlik veya deri kıvrımı (kronik fissürde)
Belirtiler devam ediyorsa ya da tekrarlıyorsa, kronikleşmeden tedavi için proktoloji uzmanına başvurulmalıdır.
Anal Fissür Ameliyatı Nedir?
Anal fissür ameliyatı makat bölgesindeki kronikleşmiş bir yaranın altında yatan fizyolojik problemi çözmeye odaklanan bir operasyondur. Bu problemi bir kısır döngü olarak düşünebiliriz: Yırtık ağrı yapar, ağrı makatın iç kaslarında şiddetli bir spazma (adeta bir krampa) neden olur, bu spazm kan damarlarını sıkarak yaranın kanlanmasını, yani beslenmesini engeller. Beslenemeyen yara da bir türlü iyileşemez. İşte ameliyat, bu döngünün en kilit halkası olan kas spazmını ortadan kaldırmayı hedefler.
Bu hedefe ulaşmak için modern cerrahide kullanılan başlıca yöntemler bulunur. Her hastanın durumu farklı olduğu için, en uygun tekniğe muayene ve değerlendirme sonrası karar verilir. Uygulanan temel cerrahi yaklaşımlar şunlardır:
- Lateral İnternal Sfinkterotomi (LİS)
- Fissürektomi ve Anokutanöz Flep Cerrahisi
- Botulinum Toksin (Botoks) Enjeksiyonu
Lateral İnternal Sfinkterotomi (LİS), anal fissür cerrahisinde “altın standart” olarak kabul edilen en yaygın ve en etkili yöntemdir. Bu işlemde, spazmdan sorumlu olan iç makat kasının (internal anal sfinkter) küçük bir kısmı, yaranın olmadığı yan taraftan kontrollü bir şekilde kesilir. Bu küçük kesi, kasta kalıcı bir gevşeme sağlayarak bölgedeki basıncı düşürür ve kan akışının normale dönmesine izin verir. Kanlanması düzelen yara da hızla iyileşir.
Fissürektomi ve Flep Cerrahisi, kası kesmekten kaçınılan, yani “sfinkter koruyucu” bir yaklaşımdır. Özellikle gaz-gaita tutma mekanizması zayıf olan veya bu konuda risk altında bulunan hastalar için idealdir. İşlem iki aşamalıdır: Önce fissürektomi ile kronikleşmiş, sertleşmiş ve iyileşme yeteneğini kaybetmiş yara dokusu tamamen temizlenir. Ardından, oluşan boşluğu kapatmak için komşu bölgedeki sağlıklı ve kanlanması iyi olan bir deri parçası (flep), kaydırılarak bu alana dikilir. Bu adeta yıpranmış bir kumaşı sağlam bir yama ile onarmaya benzer.
Botulinum Toksin (Botoks) Enjeksiyonu, cerrahiye daha az invaziv bir alternatiftir. Bu yöntemde spazm yapan iç makat kasına doğrudan botoks enjekte edilir. Botoks, sinir uçlarından kasılma emrini veren maddenin salınımını geçici olarak durdurur. Böylece kas yaklaşık üç ay boyunca gevşer. Bu süre, fissürün iyileşmesi için genellikle yeterli bir pencere sunar. Etkisi kalıcı olmadığı için, özellikle cerrahi riskleri kabul etmek istemeyen veya ameliyat için uygun olmayan hastalarda değerli bir seçenektir.
Anal Fissür Ameliyatı Hangi Durumlarda Yapılır?
Anal fissür ameliyatı her hastaya hemen önerilen bir tedavi değildir. Cerrahi, genellikle daha basit ve koruyucu yöntemler denendikten sonra başvurulan, tedavinin son ve en etkili basamağıdır. Ameliyat kararını aldıracak kadar ciddi ve inatçı durumlar hastanın yaşam kalitesini önemli ölçüde düşüren durumlardır.
Öncelikle denenen ve “medikal tedavi” olarak adlandırılan ilk basamak yöntemleri bulunur. Bir hastanın cerrahiye aday olabilmesi için genellikle bu tedavilere yeterli süre (6-8 hafta) boyunca yanıt vermemiş olması gerekir. Bu ilk basamak tedavileri şunlardır:
- Lif açısından zengin beslenme programı
- Günlük bol sıvı tüketimi (en az 2 litre)
- Sıcak su oturma banyoları
- Bölgesel kas gevşetici etkili özel kremler
Bu temel önlemlere rağmen iyileşme sağlanamıyorsa, ameliyat gündeme gelir. Ameliyat gerekliliğini doğuran başlıca durumlar aşağıdaki gibidir:
- Kronikleşmiş ve tedaviye dirençli fissür varlığı
- Medikal tedaviyle iyileşse bile sık sık tekrarlaması
- Hastanın hayatını felç eden, dayanılmaz şiddette ağrı
- Fissür zemininde apse veya fistül gibi ek sorunların gelişmesi
Özetle ameliyat kararı bir zorunluluktan doğar. Eğer fissür, hastanın günlük yaşamını, sosyal aktivitelerini ve psikolojisini olumsuz etkileyen, sürekli bir acı ve endişe kaynağı haline gelmişse, cerrahi müdahale ile bu soruna kalıcı bir çözüm getirmek en doğru yaklaşım olacaktır.
Anal Fissür Ameliyatı Riskleri Nelerdir?
Her cerrahi müdahalenin olduğu gibi, anal fissür ameliyatının da potansiyel riskleri ve istenmeyen etkileri bulunmaktadır. Bu riskler, uygulanan tekniğin türüne, hastanın genel sağlık durumuna ve cerrahın deneyimine bağlı olarak değişir. Ameliyat öncesinde bu olasılıklar hakkında şeffaf bir şekilde bilgilendirilmek, her hastanın en doğal hakkıdır.
En çok merak edilen ve üzerinde durulan risk, gaz ve dışkı kontrolü üzerindeki etkileridir. Özellikle kas kesme işlemi olan LİS ameliyatı doğası gereği makatın dinlenme anındaki sıkılığını bir miktar azaltır. Bu durum hastaların büyük çoğunluğunda fark edilebilir bir soruna yol açmazken, küçük bir kısmında bazı geçici veya kalıcı değişikliklere neden olabilir. Ameliyatın olası risklerini bilmek, doğru beklentiler oluşturmak açısından önemlidir. En sık karşılaşılabilecek potansiyel riskler şunlardır:
- Gaz kaçırma
- İç çamaşırında hafif lekelenme veya kirlenme (soiling)
- Nadiren sıvı dışkıyı tutmada zorluk
- Ameliyat bölgesinde kanama
- Enfeksiyon veya apse gelişimi
- İdrar yapmada geçici zorluk
- Fissürün iyileşmemesi veya tekrarlaması (nüks)
Gaz ve dışkı kontrolündeki zayıflama (inkontinans), LİS ameliyatının en önemli riskidir. Modern cerrahi teknikler, örneğin kası gereğinden fazla değil sadece fissür uzunluğu kadar kesen “ölçülü” yaklaşımlar, bu riski önemli ölçüde düşürmüştür. Ameliyat sonrası yaşanan kontrol sorunları genellikle hafif düzeydedir ve çoğu zaman ilk birkaç ay içinde düzelir. Kalıcı ve yaşam kalitesini etkileyen ciddi bir inkontinans riski ise son derece düşüktür. Özellikle çok sayıda normal doğum yapmış kadınlar, daha önce makat bölgesinden ameliyat geçirmiş olanlar veya ileri yaştaki hastalar gibi risk grubundaki kişilerde, kas kesilmeyen flep ameliyatları gibi alternatifler öncelikle düşünülür. Bu sayede her hasta için en güvenli ve en etkili yöntem seçilerek riskler en aza indirilir.
Anal Fissür Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Anal fissür ameliyatı genellikle hastanede yatış gerektirmeyen, günübirlik bir işlemdir. Anestezi altında (bölgesel veya genel) gerçekleştirilen operasyon seçilen tekniğe bağlı olarak 15 ila 30 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanır.
Lateral İnternal Sfinkterotomi (LİS) Nasıl Yapılır?
Bu teknikte amaç spazmdaki iç makat kasını kontrollü bir şekilde gevşetmektir. İki farklı yaklaşımla uygulanabilir. “Açık teknikte” cerrah makatın yan tarafında küçük bir kesi yapar, kası görerek bir kısmını keser. “Kapalı teknikte” ise küçük bir delikten girilerek kas, cerrahın el hassasiyetiyle hissettiği şekilde kesilir. Kapalı tekniğin ameliyat sonrası ağrısı daha az olabilir ve daha az iz bırakır. Günümüzde en önemli nokta, kası boydan boya değil sadece gerektiği kadar kesen “kişiye özel” bir yaklaşım benimsemektir. Bu sayede işlemin etkinliği korunurken, yan etki riski en aza indirilir. LİS ameliyatının temel adımları basittir.
- Hastaya uygun anestezi verilmesi
- Makatın yan tarafından küçük bir kesi veya delik açılması
- Spazmdan sorumlu iç makat kasının (IAS) bulunması
- Kasın alt kısmının kontrollü bir şekilde kesilmesi
- Kalıcı bir kas gevşemesi sağlanarak kan akışının rahatlatılması
Fissürektomi ve Flep Cerrahisi Nasıl Yapılır?
Bu yöntem kası korumak istendiğinde tercih edilir. Adeta bir “temizle ve onar” operasyonudur. İlk olarak kronik, sertleşmiş yara dokusu tamamen çıkarılır (fissürektomi). Bu yaranın taze ve sağlıklı bir zemine kavuşmasını sağlar. Ardından, bu temizlenmiş alanın hemen yanındaki sağlıklı deriden bir parça hazırlanır. Bu deri parçası, kan damarlarıyla birlikte sanki bir kapı gibi döndürülerek veya kaydırılarak yaranın üzerine kapatılır ve dikilir. Bu sayede bölgeye kanlanması bol, taze bir doku nakledilmiş olur. Bu yöntemin ana prensipleri şunlardır:
- İyileşmeyen kronik yara dokusunun tamamen çıkarılması
- Sağlıklı bir yara yatağı oluşturulması
- Komşu bölgeden sağlıklı bir deri parçasının (flep) hazırlanması
- Flebin yaranın üzerine kaydırılarak dikilmesi
- Bölgeye taze kan akışı sağlanarak iyileşmenin desteklenmesi
Botulinum Toksin (Botoks) Enjeksiyonu Nasıl Yapılır?
Bu cerrahi olmayan ama cerrahi bir etki yaratan, oldukça basit bir işlemdir. Genellikle muayenehane ortamında bile yapılabilir. Çok ince bir iğne yardımıyla, önceden belirlenmiş bir dozda botoks, doğrudan spazm halindeki iç makat kasının içine enjekte edilir. İşlem sadece birkaç dakika sürer ve genellikle ciddi bir acıya neden olmaz.
Anal Fissür Ameliyatı Sonrası Süreç
Ameliyat sonrası dönem, genellikle hastalar için büyük bir rahatlama ile başlar. Yıllardır çekilen o keskin ve yırtıcı ağrının yerini, daha hafif ve yönetilebilir bir cerrahi sızı alır. Başarılı bir iyileşme için hastanın ameliyat sonrası bakım kurallarına özenle uyması gerekir.
İlk Birkaç Gün:
Hasta genellikle aynı gün evine gönderilir. Anestezinin etkisi geçince başlayan ağrı, verilen ağrı kesicilerle kolayca kontrol altına alınır. Bu dönemde en önemli konulardan biri ilk dışkılamadır. Bunun travmatik olmaması için dışkı yumuşatıcılar reçete edilir. İlk dışkılama sırasında hafif bir sızı ve lekelenme tarzı kanama olması normaldir.
İlk Hafta:
Bu dönemde konforu ve hijyeni sağlamak önceliklidir. İyileşme sürecini hızlandırmak için bazı önemli adımlar atılmalıdır. Ağrı kontrolü ve yara bakımı için yapılması gerekenler şunlardır:
- Reçete edilen ağrı kesicileri düzenli kullanmak
- Günde en az 3-4 kez sıcak su oturma banyosu yapmak
- Özellikle her dışkılamadan sonra mutlaka oturma banyosu yapmak
- Tuvalet sonrası temizliği kuru kağıtla değil ılık suyla yapmak
- Bölgeyi nazikçe kurulamak (tamponlayarak veya soğuk ayarda fön makinesiyle)
- Akıntı veya lekelenme için hijyenik ped kullanmak
Sonraki Haftalar (2-6 Hafta):
Hastalar genellikle bir hafta içinde masa başı işlerine ve normal günlük rutinlerine dönebilirler. Yara yerindeki hassasiyet giderek azalır. Tam iyileşme ve dokunun normale dönmesi genellikle altı haftayı bulur. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken aktivite düzenlemeleri vardır:
- Hafif yürüyüşlere erken dönemde başlamak
- Ağır kaldırmaktan kaçınmak
- Ikınma gerektiren zorlayıcı sporları ertelemek
- Bisiklete binmek gibi makata baskı yapacak aktivitelerden uzak durmak
Cerrahınız, iyileşme sürecini takip etmek için sizi belirli aralıklarla kontrole çağıracaktır. Bu kontrollere gitmek, olası bir sorunun erken tespiti için önemlidir.
Anal Fissür Ameliyatı Olanların Dikkat Etmesi Gerekenler
Anal fissür ameliyatı sorunun anatomik kısmını çözer ancak fissürün en başta ortaya çıkmasına neden olan yaşam tarzı alışkanlıklarını değiştirmez. Bu nedenle ameliyatın başarısını kalıcı kılmak ve bu sorunu bir daha yaşamamak için hastanın kendisine düşen bazı önemli sorumluluklar vardır. Bu adeta hayata temiz bir sayfa açmak gibidir ve bu yeni sayfayı doğru alışkanlıklarla doldurmak gerekir.
Ömür boyu dikkat edilmesi gereken en kritik konu, dışkılama alışkanlıkları ve beslenmedir. Amaç dışkının her zaman yumuşak, kolayca atılabilir ve makatı zorlamayacak bir yapıda olmasını sağlamaktır. Bunun için uygulanması gereken temel prensipler vardır. En önemli beslenme önerileri şunlardır:
- Mercimek
- Nohut
- Kuru fasulye
- Elma
- Armut
- Kayısı
- Yulaf ezmesi
- Tam buğday ekmeği
- Bulgur
- Brokoli
- Enginar
- Pırasa
Diyetin yanı sıra doğru tuvalet alışkanlıkları kazanmak da bir o kadar önemlidir. Bu alışkanlıklar, makat bölgesini gereksiz zorlanmalardan korur. Tuvalet disiplini için şu kurallara uyulmalıdır.
- Tuvalet ihtiyacını asla ertelememek
- Tuvalette 5 dakikadan uzun oturmamak
- Telefon, kitap gibi oyalayıcı eşyalarla tuvalete girmemek
- Ikınmaktan ve zorlanmaktan kesinlikle kaçınmak
Ayakların altına küçük bir tabure koyarak dışkılama pozisyonunu kolaylaştırmak
Son olarak herhangi bir anormal durumda vakit kaybetmeden cerrahınızla iletişime geçmeniz gerekir. Doktora başvurmayı gerektiren bazı alarm belirtileri vardır:
- 38.5 dereceyi geçen ve düşmeyen ateş
- Ağrı kesicilere yanıt vermeyen şiddetli ağrı
- Durmayan, parlak kırmızı renkte veya pıhtılı kanama
- Makat bölgesinde artan şişlik, kızarıklık ve iltihaplı akıntı
- Ameliyattan sonra 12 saatten uzun süre idrar yapamama
Bu önerilere uymak, ameliyatla elde edilen konforun ömür boyu sürmesini sağlayacak en değerli yatırımdır.
Güncel Anal Fissür (Makat Çatlağı) Tedavisi Nasıl Yapılır? Fiyatları 2026
Anal Fissür (Makat Çatlağı) Tedavisi Nasıl Yapılır? fiyatları ameliyatın yapılacağı hastaneye, hastanın durumuna göre değişmektedir.
Ankara'da Anal Fissür (Makat Çatlağı) Tedavisi Nasıl Yapılır? Yapan Doktorlar & Hastaneler
Anal Fissür (Makat Çatlağı) Tedavisi Nasıl Yapılır? Ankara'da genel cerrahi doktorları tarafından uygun alt yapıya sahip özel hastanelerde veya devlet hastanelerinde yapılır.
Anal Fissür (Makat Çatlağı) Tedavisi Nasıl Yapılır? Olanların Yorumları
Prof.Dr. Ebru Soy'un yorumları için Google Haritalar'ı ziyaret edebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Anal fissür ameliyatı, ilaç ve kremlerle iyileşmeyen kronik çatlaklarda uygulanır. Uzun süreli ağrı, kanama veya kas spazmı varsa, cerrahi müdahale kalıcı rahatlama ve doku onarımı sağlar.
Ameliyat sonrası ağrı genellikle ilk birkaç gün belirgindir ancak 1 hafta içinde azalır. Düzenli ağrı kesici kullanımı, ılık oturma banyosu ve yumuşak dışkı sağlanması iyileşmeyi hızlandırır.
Kabızlık, yara iyileşmesini geciktirir. Bol su içmek, lifli gıdalarla beslenmek ve gerekirse doktorun önerdiği dışkı yumuşatıcılar kullanmak kabızlığı önlemeye yardımcı olur.
Genellikle 5-10 gün içinde masa başı işe dönmek mümkündür. Fiziksel olarak zorlayıcı işlerde çalışanlar için bu süre 2 haftaya kadar uzayabilir. İyileşme süreci kişisel faktörlere göre değişir.
Ameliyat sonrası doğru hijyen, beslenme ve dışkı alışkanlıklarına dikkat edilmezse yeniden çatlak gelişebilir. Ancak uygun bakım ve düzenli takiple tekrarlama riski oldukça düşüktür.
En sık uygulanan yöntem lateral internal sfinkterotomidir. Bu teknikte kasın bir kısmı gevşetilerek basınç azaltılır ve yara iyileşmesi kolaylaşır. Bazı durumlarda fissürektomi de tercih edilir.
Tuvalet ihtiyacı ertelenmemeli ve zorlanmadan dışkılama yapılmalıdır. Ilık oturma banyosu sonrası temizlik nazikçe yapılmalı, sert tuvalet kâğıdı kullanılmamalıdır. Bu, yara iyileşmesini destekler.
İlk birkaç gün hafif kanama veya sızıntı normaldir. Ancak yoğun, uzun süren ya da kötü kokulu akıntı enfeksiyon belirtisi olabilir ve doktor kontrolü gerektirir.
Hafif yürüyüşler birkaç gün sonra yapılabilir. Ancak ağır egzersiz, ağırlık kaldırma veya bisiklet gibi aktiviteler genellikle 3-4 hafta sonra önerilir. Doktorun onayı beklenmelidir.
Lif açısından zengin sebze, meyve ve tam tahıllar tercih edilmelidir. Acı, baharatlı ve işlenmiş gıdalardan uzak durmak; bol su içmek iyileşme sürecini hızlandırır ve kabızlığı önler.
Anal fissür ameliyatı, genellikle uygulanan lateral internal sfinkterotomi yöntemi ile gerçekleştirilir ve 15 ila 30 dakika arasında sürer.
Anal fissür tedavisi için başvurulması gereken uzmanlık alanı genel cerrahidir.
Son Yazılar
Genel Cerrahi Ameliyatı Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli? Doktor Tavsiyeleri
Genel cerrahi ameliyatı sonrası doktor tavsiyelerine uyulması, iyileşme sürecini hızlandırır ve komplikasyon riskini azaltır. İlk [...]
Oca
Türkiye Neden Genel Cerrahi Doktorları ve Hastaneleri İçin Tercih Ediliyor?
Türkiye, genel cerrahi alanında uzman hekim kadrosu ve yüksek teknolojili hastaneleri ile bölgenin sağlık hizmetlerinde [...]
Oca
Ankara Meme Kanseri Ameliyatı Fiyatları
Meme kanseri ameliyatı, tümörün evresi, konumu ve hastanın genel durumu doğrultusunda kişiye özel planlanan cerrahi [...]
Oca
Memede Kitle Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Meme cerrahisi sonrası iyileşme süresi, uygulanan tekniğin kapsamına göre ortalama 10 gün ile 3 hafta [...]
Ara
Mide Kanseri Ameliyatı Olanların Yorumları ve İyileşme Süreci
Mide kanseri ameliyatı olanların yorumları, operasyon sonrası yaşamsal değişiklikler ve iyileşme süreci hakkında önemli bilgiler [...]
Ara
Genel Cerrahi Nedir? Hangi Hastalıklara Bakar?
Genel cerrahi, sindirim sistemi, karaciğer, safra yolları, pankreas, tiroit ve yumuşak doku hastalıklarının cerrahi tedavisini [...]
Eki
Kendi Kendine Meme Muayenesi Nasıl Yapılır? Ne Zaman Yapılmalı?
Kendi kendine meme muayenesi, kadınların memelerinde oluşabilecek değişiklikleri erken fark etmelerini sağlayan basit ve etkili [...]
Oca
Üçlü Negatif Meme Kanseri Nedir? Belirtileri, Evreleri ve Tedavisi
Üçlü negatif meme kanseri, östrojen, progesteron ve HER2 reseptörlerini taşımayan agresif bir meme kanseri türüdür. [...]
Oca


