Ankara’da proktoloji, kalın bağırsağın son bölümü, anüs ve rektum bölgesine ait hastalıkların tanı ve tedavisiyle ilgilenen cerrahi tıp alanıdır. Hemoroid, anal fissür, anal fistül ve pilonidal sinüs gibi hastalıkların değerlendirilmesi proktoloji kapsamında yapılır ve uzman hekimler tarafından planlanan tedaviler uygulanır.

Ankara’da proktoloji muayenesi, anal ve rektal bölgeye ait şikâyetlerin erken dönemde tespit edilmesini sağlayan klinik değerlendirme sürecidir. Hastalarda ağrı, kanama, kaşıntı veya şişlik gibi belirtiler ayrıntılı muayene ve gerekli görülen görüntüleme yöntemleriyle incelenerek doğru tanı konulur.

Ankara’da hemoroid ve anal fissür tedavisi, hastalığın evresine göre medikal tedavi, minimal invaziv girişimler veya cerrahi yöntemlerle planlanır. Modern proktoloji uygulamalarında lazer ve ileri cerrahi teknikler kullanılarak iyileşme süresi kısaltılır ve hastaların yaşam kalitesi artırılır.

Ankara’da proktolojik cerrahi uygulamaları, rektum ve anal kanal hastalıklarının güvenli ve etkin şekilde tedavi edilmesini amaçlayan uzmanlık gerektiren girişimleri kapsar. Deneyimli genel cerrahi ve proktoloji uzmanları tarafından yürütülen tedaviler, komplikasyon riskini azaltmaya ve kalıcı iyileşmeye odaklanır.

Bilmeniz Gerekenler Bilgi
Bölüm Tanımı Proktoloji, makat (anal bölge) ve rektum hastalıklarının tanı, tedavi ve cerrahisi ile ilgilenen genel cerrahi alt dalıdır.
İlgilendiği Hastalıklar Hemoroid (basur), anal fistül, anal fissür (çatlak), pilonidal sinüs (kıl dönmesi), rektal prolapsus, kondilom, anal apse gibi hastalıkları kapsar.
Tanı Yöntemleri Fizik muayene, anoskopi, rektoskopi, kolonoskopi, pelvik MR ve ultrasonografi gibi yöntemlerle tanı konur.
Tedavi Seçenekleri Medikal tedaviler, lokal uygulamalar, lazer, bant ligasyonu, skleroterapi, cerrahi rezeksiyon, flap cerrahileri gibi geniş bir yelpazede uygulanabilir.
Minimal İnvaziv Teknikler Lazer tedavisi, THD (transanal hemoroidal dearterializasyon), seton uygulaması gibi hastaya daha az travma sağlayan yöntemler tercih edilmektedir.
Cerrahi Gerektiren Durumlar İleri evre hemoroid, komplike fistüller, kronik fissürler, büyük kıl dönmeleri ve rektal sarkmalar genellikle cerrahi gerektirir.
Ağrı ve Rahatsızlık Anal bölge hastalıkları sıklıkla ağrı, kanama, akıntı, kaşıntı ve dışkılama zorluklarına yol açar.
Cinsiyet Ayırımı Proktolojik hastalıklar hem kadınlarda hem erkeklerde görülebilir; kadınlarda doğum sonrası süreçte daha sık bazı hastalıklar gözlenebilir.
Hijyenin Önemi Anal bölge hijyeninin sağlanması, hastalıkların önlenmesi ve tedavi sürecinde komplikasyonların azaltılması açısından kritiktir.
Takip ve Kontrol Tedavi sonrası tekrarlamaların önlenmesi için düzenli doktor kontrolü ve yaşam tarzı değişiklikleri önerilir.
Psikolojik Etki Mahremiyet nedeniyle geç başvuruya neden olabilir; hastaların bilinçlendirilmesi ve güvenli bir iletişim ortamı sağlanması önemlidir.
Yaşam Tarzı Önerileri Lifli beslenme, bol su tüketimi, düzenli tuvalet alışkanlığı, egzersiz ve anal hijyen önleyici ve tedavi destekleyici etkidedir.
Modern Yaklaşımlar Teknolojik gelişmelerle daha konforlu, hızlı iyileşme sağlayan ve tekrarlama oranı düşük tedavi seçenekleri uygulanabilmektedir.

Rektal Prolapsus Ameliyatı

Hemoroid Ameliyatı

Anal Fistül Ameliyatı

Anal Fissür Ameliyatı

Kıl Dönmesi Ameliyatı

Ankara Proktoloji Nedir? Hangi Hastalıklara Bakar ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Prof. Dr. Ebru Ayvazoğlu Soy

Eğitim;

Lise: TED Ankara Koleji – Mezuniyet: 1998
Tıp Fakültesi: Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi – Mezuniyet: 2005
Uzmanlık: Genel Cerrahi Uzmanlık Eğitimi – Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı – 2012

Uzmanlık Sonrası Süreç;

2012–2014: Devlet yükümlülüğü – Muş Devlet Hastanesi
Ocak 2014 – Kasım 2022: Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi AD – Uzman doktor, ardından akademisyen olarak görev yaptı
Mart 2016 – Ekim 2017: Başkent Üniversitesi İstanbul Uygulama Hastanesi – Karaciğer Nakli Sorumlu Yardımcısı
Haziran 2020 – Kasım 2022: Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi – Uluslararası Hasta Departmanı Direktörü

Özgeçmişi İncele İletişime Geç

Kolorektal Cerrahi Alanı Hangi Hastalıklar ile İlgilenir?

Kolorektal cerrahinin modern dünyası, sindirim sistemimizin son ve kritik bölümü olan kalın bağırsağın tamamını kapsar. Ancak bu sadece bağırsağın iç duvarıyla ilgilendiğimiz anlamına gelmez. Bu uzmanlık, birbiriyle bağlantılı bütün bir sistemin sağlığına odaklanır.

Bu geniş yelpazedeki hastalıkları daha iyi anlamak için dört ana başlıkta inceleyebiliriz.

  1. Kanser ve Kanser Öncüsü Lezyonlar (Neoplastik Hastalıklar)

Bu grup, kolorektal cerrahinin en ciddi ve hayati önem taşıyan kısmını oluşturur. Erken teşhis ve doğru cerrahi, bu hastalıklarda hayat kurtarıcıdır. Bu başlık altındaki temel sorunlar şunlardır:

Kolorektal Polipler

Kolon Kanseri

Rektum Kanseri

Anüs Kanseri

Kalıtsal Kanser Sendromları (FAP, Lynch Sendromu)

Polipler, genellikle iyi huylu olan ama zamanla kansere dönüşme riski taşıyan küçük kabartılardır. Kolonoskopi ile bunların erkenden tespit edilip çıkarılması, kanseri daha oluşmadan önlemenin en etkili yoludur. Kolon ve rektum kanserleri ise toplumda sık görülen ve cerrahi tedavinin ana rol oynadığı hastalıklardır. Tedavi süreci, genellikle onkoloji ve radyoterapi uzmanlarıyla omuz omuza çalışarak, bütüncül bir yaklaşımla planlanır.

  1. İltihabi Bağırsak Hastalıkları ve Divertikülit

Bu gruptaki hastalıklar, bağırsağın kronik iltihabıyla karakterizedir ve hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir. Cerrahi, genellikle ilaç tedavisinin yetersiz kaldığı veya hayatı tehdit eden komplikasyonların geliştiği durumlarda devreye girer.

Ülseratif Kolit

Crohn Hastalığı

Divertiküler Hastalık (Divertikülit)

Ülseratif kolit ve Crohn hastalığı, bağışıklık sisteminin kendi bağırsak dokusuna saldırdığı otoimmün durumlardır. Ülseratif kolitte cerrahi ile hastalıklı olan tüm kalın bağırsak çıkarılarak tam bir iyileşme sağlanabilir. Crohn hastalığında ise cerrahi, hastalığın neden olduğu tıkanıklık, apse veya fistül gibi sorunları çözmeye yöneliktir. Divertikülit ise kalın bağırsak duvarında oluşan ceplerin iltihaplanmasıdır ve bazen delinme gibi acil cerrahi gerektiren durumlara yol açabilir.

  1. İyi Huylu Anorektal Hastalıklar

Bu kategori, “proktoloji” denince akla ilk gelen ve toplumda en sık rastlanan rahatsızlıkları içerir. Hayatı tehdit etmeseler de şiddetli ağrı, kanama ve rahatsızlık hissiyle kişinin günlük yaşamını bir kabusa çevirebilirler. Bu alandaki uzmanlık, hassas anatomiye zarar vermeden etkili bir tedavi sunmayı gerektirir. En sık karşılaşılan durumlar şunlardır:

Hemoroid (Basur)

Anal Fissür (Makat Çatlağı)

Anorektal Apse ve Fistül

Pilonidal Sinüs (Kıl Dönmesi)

Anal Siğiller (Kondilom)

  1. Fonksiyonel Bozukluklar ve Pelvik Taban Sorunları

Bu grup, organların yapısından ziyade işlevlerindeki bozulmalarla ilgilidir. Dışkılama eylemi, pelvik taban adını verdiğimiz karmaşık bir kas ve sinir ağının uyumlu çalışmasıyla gerçekleşir. Bu uyum bozulduğunda ciddi sorunlar ortaya çıkabilir.

Rektal Prolapsus (Makat Sarkması)

Fekal İnkontinans (Gaz ve Dışkı Kaçırma)

Tıkayıcı Tip Dışkılama (Obstrüktif Defekasyon)

Rektosel (Bağırsak Fıtıklaşması)

Kronik Kabızlık

Bu sorunların çözümü, sadece anatomik bir onarım değil aynı zamanda fonksiyonun da geri kazandırılmasını hedefler. Bu nedenle bu alan, kolorektal cerrahinin özel bir uzmanlık ve tecrübe gerektiren önemli bir parçasıdır.

Doğru Teşhis İçin Hangi Tanı Yöntemleri Kullanılır?

Etkili bir tedavinin ilk ve en önemli adımı, sorunun ne olduğunu anlamaktır. Kolorektal cerrahide tanı süreci, bir dedektif gibi ipuçlarını bir araya getirmeye benzer. Her şey hastanın anlattıklarıyla başlar ve teknolojinin en ileri imkanlarına kadar uzanan bir dizi yöntemle devam eder.

  • Her Şeyin Başlangıcı: Sohbet ve Muayene

Tüm teknolojiye rağmen, hiçbir şey hastayı dinlemenin ve özenli bir muayenenin yerini tutamaz. Şikayetlerinizin ne zaman başladığı, kanamanızın rengi, ağrınızın şekli gibi detaylar, doğru tanıya giden yolda ilk ve en değerli ipuçlarını verir. Bu konuşmayı takiben yapılan fizik muayene ve özellikle parmakla rektal muayene (DRE), birçok hastalığın ön tanısını koymada kritik rol oynar. Bu basit muayene, çoğu zaman gereksiz tetkiklerin önüne geçer ve doğrudan hedefe yönelik bir planlama yapılmasını sağlar.

  • İçeriye Bakış: Endoskopik Yöntemler

Bağırsağın iç yüzeyini doğrudan bir kamera ile görmek, tanı koymada altın standarttır. Bu amaçla kullanılan farklı endoskopik yöntemler mevcuttur.

Anoskopi / Rektoskopi: Makat kanalını ve rektumun son kısmını inceleyen, ofis koşullarında kolayca yapılabilen basit işlemlerdir.

Fleksibl Sigmoidoskopi: Kalın bağırsağın son 60 cm’lik kısmını incelemeye yarar.

Kolonoskopi: Ucunda kamera bulunan esnek bir tüp ile tüm kalın bağırsağın incelenmesidir. Kolonoskopi, sadece tanı koymakla kalmaz. Aynı zamanda kansere dönüşebilecek polipleri daha büyümeden, aynı seansta çıkararak kanseri önleme gibi paha biçilmez bir özelliğe sahiptir. Bu nedenle hem bir teşhis hem de bir tedavi yöntemidir.

  • Daha Derinlemesine İnceleme: İleri Görüntüleme

Bazen endoskopi yeterli olmaz ve hastalığın duvarın ne kadar derinine indiğini veya çevre dokularla ilişkisini anlamak için daha ileri görüntüleme yöntemlerine ihtiyaç duyulur.

Endorektal Ultrason (ERUS): Özellikle rektum kanserinin evrelenmesinde kullanılır. Tümörün rektum duvarının hangi katmanlarına ulaştığını ve yakındaki lenf bezlerine yayılıp yayılmadığını büyük bir hassasiyetle gösterir. Bu bilgi, ameliyat öncesi ek tedavi (radyoterapi/kemoterapi) gerekip gerekmediğine karar vermede hayati önem taşır.

Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG): Rektum kanseri evrelemesi ve pelvik taban hastalıklarının değerlendirilmesinde kullanılan bir diğer önemli yöntemdir.

Bilgisayarlı Tomografi (BT): Kanserin karın içindeki diğer organlara veya uzak bölgelere yayılıp yayılmadığını değerlendirmek için kullanılır.

BT Kolonografi (Sanal Kolonoskopi): Normal kolonoskopi yaptıramayan hastalar için bir alternatif tarama yöntemidir.

  • Fonksiyonları Değerlendirme: Fizyoloji Testleri

Dışkı kaçırma veya şiddetli kabızlık gibi fonksiyonel sorunlarda, sorunun kas gücünden mi, sinirlerden mi yoksa hissiyattan mı kaynaklandığını anlamak gerekir. İşte bu noktada fizyoloji testleri devreye girer.

Anorektal Manometri: Makat kaslarının dinlenme ve sıkma sırasındaki basınçlarını, rektumun doluluk hissini algılama kapasitesini ve refleksleri ölçen bir testtir. Tedavinin doğru planlanması için objektif veriler sunar.

Defekografi: Dışkılama eyleminin röntgen veya MR altında videoya kaydedilerek incelenmesidir. Tıkayıcı tipte dışkılamanın nedenini (örneğin rektosel, makat sarkması) ortaya koymada çok değerlidir.

Genel Cerrahi Alanındaki Hastalıklar ile İlgili Randevu Almak İçin
Genel Cerrahi Alanındaki Hastalıklar ile İlgili
Randevu Almak İçin
Butona tıklayarak WhatsApp üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Ankara Proktoloji Nedir? Hangi Hastalıklara Bakar ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Ankara Proktoloji Nedir? Hangi Hastalıklara Bakar ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Hastalıkların Tedavisi İçin Hangi Tedavi Seçenekleri Mevcuttur?

Kolorektal cerrahide tedavi felsefesi, basamaklı bir yaklaşıma dayanır. Mümkün olan her durumda en basit ve vücuda en az zarar veren yöntemle başlanır. Cerrahi, genellikle diğer yöntemler başarısız olduğunda veya hastalığın doğası gereği tek çözüm olduğunda gündeme gelir.

İlk Adım: Ameliyatsız ve Ofis Temelli Tedaviler

Özellikle iyi huylu makat hastalıklarında tedavi genellikle yaşam tarzı değişiklikleri ile başlar. Beslenme düzenlemesi, lifli gıdaların artırılması ve yeterli sıvı alımı, birçok hastanın şikayetlerini kontrol altına alabilir. Bu yöntemler yetersiz kaldığında, ofis veya poliklinik koşullarında, anestezi gerektirmeyen basit ve etkili müdahaleler uygulanabilir. Bunlardan bazıları şunlardır:

  • Lastik Bant Ligasyonu (Hemoroidler için)
  • Skleroterapi (Hemoroidler için)
  • İnfrared Koagülasyon (Hemoroidler için)
  • Botulinum Toksin Enjeksiyonu (Anal Fissür için)
  • Tromboze Hemoroid Boşaltılması
  • Cerrahi Gerektiğinde: Modern Yaklaşımlar

Cerrahi kaçınılmaz olduğunda, modern teknikler hastanın konforunu, güvenliğini ve hızlı iyileşmesini ön planda tutar. Günümüzde kolorektal cerrahide iki ana yaklaşım öne çıkmaktadır.

Minimal İnvaziv Cerrahi (Kapalı Ameliyatlar): Bu yaklaşım laparoskopik veya robotik cerrahiyi içerir. Karın duvarına büyük bir kesi yapmak yerine, birkaç küçük delikten girilerek bir kamera ve özel aletler yardımıyla ameliyat gerçekleştirilir. Bu yöntemin en büyük avantajları arasında ameliyat sonrası daha az ağrı, daha iyi kozmetik sonuçlar, hastanede daha kısa kalış süresi ve normal aktivitelere çok daha hızlı dönüş yer alır. Özellikle robotik cerrahi, dar ve derin bir çalışma alanı olan pelvis içindeki rektum kanseri gibi zorlu ameliyatlarda, cerraha sunduğu üç boyutlu görüntü ve üstün manevra kabiliyeti ile sinirlerin ve fonksiyonların korunmasında önemli faydalar sağlar.

Açık Cerrahi: Geleneksel yöntem olan açık cerrahi, özellikle bağırsak delinmesi gibi acil durumlarda, çok büyük tümörlerde veya daha önceki ameliyatlara bağlı yoğun karın içi yapışıklıkların olduğu vakalarda hala altın standarttır ve vazgeçilmez bir tekniktir.

Başlıca Ameliyat Türleri

Hastalığa ve yerine göre uygulanan birçok farklı cerrahi prosedür vardır:

  • Kolektomi: Kolonun hastalıklı bir bölümünün çıkarılmasıdır.
  • Proktektomi: Rektumun çıkarılmasıdır.
  • Stoma (Torba) Açılması: Bağırsağın karın duvarına ağızlaştırılmasıdır. Bazen geçici, bazen de kalıcı olabilir.
  • Hemoroid Ameliyatları (Hemoroidopeksi, Hemoroidektomi): İlerlemiş hemoroidlerin cerrahi tedavisidir.
  • Fissür Ameliyatı (Lateral İnternal Sfinkterotomi): Kronik makat çatlağının kalıcı tedavisidir.
  • Fistül Ameliyatları: Basit veya karmaşık fistüller için farklı teknikler (Fistülotomi, LIFT, Flep) kullanılır.
  • Rektal Prolapsus (Makat Sarkması) Onarımı: Karından veya makattan yapılan farklı ameliyatlarla rektumun normal pozisyonuna getirilmesidir.
Bizimle İletişime geçin.
Formu doldurarak online randevu talebinde bulunabilirsiniz. Ekibimiz sizinle en kısa sürede iletişime geçecektir.


    4 × 4 =


    Kolorektal Cerrahinin Toplum Sağlığı ve Yaşam Kalitesi İçin Önemi Nedir?

    Kolorektal cerrahinin misyonu, sadece bir organı veya bir hastalığı tedavi etmekten çok daha geniştir. Bu uzmanlık, bir yandan toplum sağlığını korumada kilit bir rol oynarken, diğer yandan bireylerin hayatına dokunarak onların uzun vadeli refahını ve yaşam kalitesini hedefler.

    • Kanserle Mücadelenin Gizli Kahramanı: Önleme

    Kolorektal kanser, önlenebilir bir kanser türüdür. Bu mücadelenin en güçlü silahı ise tarama kolonoskopisidir. Bir kolorektal cerrahın yaptığı tarama kolonoskopisi, sadece mevcut bir kanseri erken evrede yakalamakla kalmaz. Daha da önemlisi, ileride kansere dönüşme potansiyeli olan polipleri tespit edip aynı anda çıkararak kanserin hiç oluşmamasını sağlar. Bu kelimenin tam anlamıyla hayat kurtaran bir halk sağlığı hizmetidir. Bu nedenle tarama programlarına katılımın teşvik edilmesi ve toplumun bu konuda bilinçlendirilmesi, bu uzmanlık alanının en önemli sosyal sorumluluklarından biridir.

    • Tedavinin Ötesinde: Yaşam Kalitesine Odaklanmak

    Geçmişte cerrahide başarı, kanserin tamamen temizlenmesi ve hastanın hayatta kalmasıyla ölçülürdü. Elbette bu hala en temel hedefimiz. Ancak modern cerrahi anlayışı, bu hedefe ulaşırken hastanın ameliyat sonrası yaşam kalitesini de en üst düzeyde korumayı zorunlu kılar.

    Büyük bir rektum ameliyatı sonrası hastanın normal bir şekilde dışkısını tutabilmesi, idrar fonksiyonlarında veya cinsel yaşamında bir sorun yaşamaması, en az kanserin nüks etmemesi kadar önemli bir başarı kriteridir. Bu nedenle günümüzde ameliyat teknikleri, özellikle sinir koruyucu cerrahi, fonksiyonları iyileştirmeye yönelik yeni bağırsak rezervuarları (poş) oluşturulması gibi detaylara odaklanmıştır.

    Hatta bazen, çok zorlu bir ameliyatla fonksiyonları çok kısıtlı bir makatı korumaya çalışmak yerine, hastanın hayatını daha konforlu hale getirecek, iyi yönetilen bir stoma (torba) seçeneğinin daha iyi bir yaşam kalitesi sunabileceği gerçeği de vardır. Önemli olan bu seçenekleri her hasta için ayrı ayrı, dürüstçe ve tüm yönleriyle masaya yatırmak ve kararı hastayla birlikte onun önceliklerini ve yaşam tarzını göz önünde bulundurarak vermektir. Bu hastayı sadece bir “vaka” olarak değil bir bütün olarak gören, modern ve insancıl tıp anlayışının temelidir.

    Sıkça Sorulan Sorular

    Proktoloji; hemoroid, anal fissür, fistül, anal apseler, makat sarkması ve bağırsak kanseri gibi kalın bağırsak ve makat bölgesi hastalıklarının tanı, tedavi ve takibini içerir.

    Hamilelikte artan basınç ve hormon değişiklikleri hemoroid ve çatlakları tetikleyebilir. Bu dönemde genellikle cerrahi yerine ilaç ve beslenme düzeniyle semptomların hafifletilmesi tercih edilir.

    Lifli gıdalarla beslenmek, bol su içmek ve düzenli tuvalet alışkanlığı kazanmak, kabızlığı önleyerek hemoroid ve fissür gibi proktolojik hastalıkların oluşumunu ve şiddetini azaltabilir.

    Ameliyat sonrası ilk günlerde ağrı, kanama ve oturma zorluğu olabilir. İyileşme süreci genellikle 2-4 hafta sürer. Düzenli pansuman, hijyen ve önerilen diyet süreci hızlandırır.

    Sürekli ağrı, kaşıntı, kanama ve tuvalet korkusu gibi belirtiler sosyal hayatı ve psikolojiyi olumsuz etkileyebilir. Erken tanı ve uygun tedavi, yaşam kalitesini önemli ölçüde artırır.

    Lazer tedavisi, fistül yolunun içten kapatılmasını sağlar ve çevre dokulara minimal zarar verir. Dikişsiz olması, hızlı iyileşme ve düşük nüks oranı nedeniyle tercih edilen modern bir yöntemdir.

    Şiddetli makat kanaması, ani ağrı, yüksek ateşle seyreden anal apse, ani kabızlık veya dışkı kaçırma gibi belirtiler acil değerlendirme ve tedavi gerektiren durumlardır.

    Devam eden kabızlık, ıkınmaya ve damar basıncının artmasına neden olur. Bu durum hemoroid, çatlak ve rektal sarkma gibi sorunlara zemin hazırlayabilir, ayrıca tedavi sürecini zorlaştırır.

    Dijital rektal muayene, anoskopi, rektoskopi ve bazen MR gibi görüntüleme yöntemleri kullanılır. Bu sayede iç yapılar net şekilde değerlendirilerek doğru teşhis konabilir.

    Hijyen, dengeli beslenme, kabızlıktan kaçınma ve düzenli takip randevuları nüksü azaltmada etkilidir. Bazı hastalıklar doğası gereği tekrarlayabilir, bu nedenle uzun dönem yönetim önemlidir.

    Genel Cerrahi Ameliyatı Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli? Doktor Tavsiyeleri

    Genel cerrahi ameliyatı sonrası doktor tavsiyelerine uyulması, iyileşme sürecini hızlandırır ve komplikasyon riskini azaltır. İlk [...]

    Türkiye Neden Genel Cerrahi Doktorları ve Hastaneleri İçin Tercih Ediliyor?

    Türkiye, genel cerrahi alanında uzman hekim kadrosu ve yüksek teknolojili hastaneleri ile bölgenin sağlık hizmetlerinde [...]

    Ankara Meme Kanseri Ameliyatı Fiyatları

    Meme kanseri ameliyatı, tümörün evresi, konumu ve hastanın genel durumu doğrultusunda kişiye özel planlanan cerrahi [...]

    Memede Kitle Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Meme cerrahisi sonrası iyileşme süresi, uygulanan tekniğin kapsamına göre ortalama 10 gün ile 3 hafta [...]

    Mide Kanseri Ameliyatı Olanların Yorumları ve İyileşme Süreci

    Mide kanseri ameliyatı olanların yorumları, operasyon sonrası yaşamsal değişiklikler ve iyileşme süreci hakkında önemli bilgiler [...]

    Genel Cerrahi Nedir? Hangi Hastalıklara Bakar?

    Genel cerrahi, sindirim sistemi, karaciğer, safra yolları, pankreas, tiroit ve yumuşak doku hastalıklarının cerrahi tedavisini [...]

    Kendi Kendine Meme Muayenesi Nasıl Yapılır? Ne Zaman Yapılmalı?

    Kendi kendine meme muayenesi, kadınların memelerinde oluşabilecek değişiklikleri erken fark etmelerini sağlayan basit ve etkili [...]

    Üçlü Negatif Meme Kanseri Nedir? Belirtileri, Evreleri ve Tedavisi

    Üçlü negatif meme kanseri, östrojen, progesteron ve HER2 reseptörlerini taşımayan agresif bir meme kanseri türüdür. [...]