Ankara’daki genel cerrahi bölümleri, yüksek teknoloji donanımlı şehir hastaneleri ve karmaşık vakalarda uzmanlaşmış köklü üniversite hastaneleri olarak yapılandırılmıştır. Başlıca kamu sağlık kurumları arasında Ankara Bilkent ve Etlik Şehir Hastaneleri; Hacettepe, Gazi ve Ankara Üniversitesi tıp fakültesi hastaneleri; Gülhane, Dışkapı ve Yenimahalle Eğitim ve Araştırma Hastaneleri bulunur. Bu merkezler, robotik cerrahiden organ nakline, ileri düzey kanser cerrahisinden laparoskopik ameliyatlara kadar geniş bir yelpazede, modern tıbbın tüm imkanlarını kullanarak hastalara kapsamlı ve nitelikli cerrahi tedavi seçenekleri sunmaktadır.
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
Bilkent Şehir Hastanesi, büyüklüğü ve kapasitesiyle adeta bir sağlık şehri gibidir. Buradaki yapı farklı uzmanlık dallarını aynı kampüs içinde toplayarak, özellikle birden fazla rahatsızlığı olan hastalar için büyük bir kolaylık sağlar. Örneğin kanser tedavisi gören bir hastanın hem cerrahi hem de onkoloji bölümlerinden aynı çatı altında hizmet alabilmesi, tedavi sürecini bütüncül ve koordineli bir hale getirir.
Genel Cerrahi bölümü, bu büyük organizasyonun en aktif birimlerinden biridir ve özellikle belirli alanlarda yoğunlaşmıştır. Kanser cerrahisi, bölümün en güçlü olduğu alanların başında gelir. Hastanenin kendi bünyesinde bir Onkoloji Hastanesi olması, bu alana verilen önemin en büyük göstergesidir. Cerrahlar, kanser ameliyatlarında en güncel ve teknolojik yöntemleri kullanma konusunda oldukça tecrübelidir. Robotik cerrahi ve ileri düzey laparoskopik (kapalı) ameliyatlar, Bilkent Şehir Hastanesi’nde bir istisna değil adeta bir standarttır. Bu yöntemler cerraha ameliyat sahasında çok daha net bir görüntü ve hassas hareket kabiliyeti sunarken, hastalar için de daha küçük bir yara izi, daha az ağrı ve normal hayata çok daha hızlı bir dönüş anlamına gelir.
Bölümün cerrahları, bu teknolojileri sadece uygulamakla kalmaz, aynı zamanda bilimsel olarak da sorgularlar. Örneğin kalın bağırsak kanseri ameliyatlarında robotik cerrahinin mi yoksa standart kapalı yöntemin mi daha iyi sonuçlar verdiğini araştıran çalışmalar yaparlar. Bu hastalar için her zaman en etkili ve güvenli yöntemin arandığı, bilime dayalı bir tedavi anlayışını yansıtır.
Genel Cerrahi onkolojisi bölümünde sıkça ameliyat edilen kanser türlerinden bazıları şunlardır:
- Mide kanseri
- Yemek borusu kanseri
- Kalın bağırsak kanseri
- Rektum kanseri
- Pankreas kanseri
- Karaciğer tümörleri
Ayrıca obezite cerrahisi ve sindirim sisteminin diğer iyi huylu hastalıklarının cerrahi tedavisi de bölümde başarıyla uygulanmaktadır. Kısacası Bilkent Şehir Hastanesi, yüksek hasta hacmini en modern teknolojiyle birleştiren, özellikle kanser cerrahisi ve ileri teknoloji ameliyatlarda Ankara’nın en önemli merkezlerinden biridir.
Ankara Etlik Şehir Hastanesi
Etlik Şehir Hastanesi de tıpkı Bilkent gibi, Ankara’nın sağlık yükünü omuzlayan devasa ve modern bir sağlık kompleksidir. Genel Cerrahi kliniği, hem fiziksel altyapısı hem de teknolojik donanımıyla en karmaşık ameliyatların dahi yapılabileceği bir kapasiteye sahiptir. Robotik cerrahi ve ileri düzey kapalı ameliyatlar, burada da cerrahi pratiğin ayrılmaz bir parçasıdır.
Ancak Etlik Şehir Hastanesi’ni benzerlerinden ayıran ve onu özel kılan çok önemli bir birimi vardır: Kronik Yara Bakım Kliniği. Bu klinik, özellikle şeker hastalarının (diyabet) korkulu rüyası olan ve “diyabetik ayak” olarak bilinen, iyileşmesi çok zor yaralara odaklanmıştır. Diyabet, zamanla damar ve sinir yapısını bozarak ayaklarda his kaybına ve kan dolaşımının zayıflamasına neden olur. Bu durum en küçük bir yaranın bile fark edilmemesine, hızla enfekte olmasına ve kangrene dönüşerek bacağın kesilmesine (ampütasyon) kadar gidebilen ciddi bir süreci başlatabilir.
İşte bu noktada Etlik Şehir Hastanesi’ndeki bu özel klinik devreye girer. Burada, sadece genel cerrahların değil farklı branşlardan uzmanların da yer aldığı bir ekip, bu zorlu yaraların tedavisi için kişiye özel bir plan oluşturur. Diyabetik Ayak Kliniği’nde sunulan kapsamlı bakımın bazı unsurları şunları içerir:
- Kişiye özel yara bakımı
- Enfeksiyon kontrolü
- Basınç azaltıcı tedaviler
- Damar cerrahisi konsültasyonu
- Gerekli cerrahi müdahaleler
- Hasta ve hasta yakını eğitimi
Bu hizmet, hastaların yaşam kalitesini doğrudan etkileyen ve uzuv kaybını önlemeye yönelik son derece değerli bir çabadır. Ayrıca hastanenin ileri teknolojiye sahip Endoskopi Ünitesi, mide ve bağırsak sistemindeki polip gibi lezyonların ameliyatsız, endoskopik yöntemlerle çıkarılmasına olanak tanır. Kanser cerrahisi de yine hastanenin güçlü olduğu alanlardan biridir ve özel bir Cerrahi Onkoloji bölümü tarafından yürütülür.
Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri
Hacettepe, bir hastaneden çok daha fazlasıdır; bir ekol, bir okuldur. Türkiye’nin dört bir yanından, hatta yurt dışından, başka merkezlerde teşhis veya tedavisi yapılamamış en zorlu hastaların son umut kapısı olarak geldiği bir referans merkezidir. Genel Cerrahi bölümü de bu misyona uygun olarak rutin işlemlerden ziyade, en yüksek düzeyde uzmanlık ve tecrübe gerektiren alanlarda dünya çapında bir üne sahiptir.
Hacettepe denince akla gelen ilk alanlardan biri şüphesiz organ naklidir. Özellikle karaciğer nakli konusunda Türkiye’nin lideri ve dünyanın da en saygın merkezlerinden biridir. Hem canlı vericiden alınan parça ile hem de hayatını kaybetmiş kişilerden (kadavra) yapılan nakillerde, bölümün cerrahları muazzam bir tecrübeye sahiptir. Yüksek vaka sayısı, en karmaşık ve riskli hastalarda bile başarılı sonuçlar alınmasını sağlayan bir birikim oluşturmuştur. Eğer konu karaciğer nakli ise, Hacettepe bu alandaki en güvenilir adreslerin başında gelir.
Bölümün bir diğer ulusal referans merkezi olduğu alan ise Yanık Ünitesi’dir. Özellikle çocuk yanıkları gibi son derece hassas ve zorlu bir konuda ülkenin en önemli merkezidir. Yanık, sadece cildin zarar görmesi değil vücudun tüm dengesini alt üst eden, enfeksiyon riski çok yüksek ve uzun soluklu bir tedavi gerektiren ciddi bir travmadır. Hacettepe Yanık Ünitesi, bu süreci bir bütün olarak yönetir. Yanık Ünitesi’nde sunulan bütüncül hizmetler arasında şunlar bulunur:
- Acil yanık müdahalesi
- Her türlü yanık ameliyatı
- Yoğun bakım takibi
- Fizik tedavi ve rehabilitasyon
- Psikolojik destek
- Deri greftleme (yama) işlemleri
- Yanık izlerinin düzeltilmesine yönelik rekonstrüktif cerrahi
Bu iki amiral gemisi programın yanı sıra bölümün Genel Cerrahi Yoğun Bakım Ünitesi de en kritik durumdaki hastaların hayata tutunmasını sağlayan ileri teknolojilerle donatılmıştır. Örneğin hastayı yerinden oynatmadan yatağının başında diyaliz yapabilme imkanı, bu ünitenin yetkinliklerinden sadece biridir. Hacettepe, en zor ve karmaşık cerrahi sorunlar için bir çözüm merkezidir.
Gazi Üniversitesi Hastanesi
Gazi Üniversitesi, Ankara’nın köklü akademik kurumlarından bir diğeri olup, özellikle modern cerrahi tekniklerinin Türkiye’deki gelişimine önemli katkılar sağlamıştır. Bölümün en belirgin özelliklerinden biri, kapalı (laparoskopik) ameliyatlar konusundaki öncü rolü ve derin tecrübesidir. 1990’lı yılların başında, bu tekniğin ülkemizde henüz yeni olduğu dönemlerde, Gazi Üniversitesi cerrahları ilk kapalı safra kesesi ameliyatlarından bazılarını gerçekleştirmiş ve bu yöntemin yaygınlaşması için kurulan derneklerde aktif rol oynamışlardır. Bu tarihsel birikim, kapalı ameliyat gerektiren durumlarda hastaneyi güvenilir bir seçenek haline getirir.
Gazi Hastanesi Genel Cerrahi bölümü, oldukça organize ve alt uzmanlık alanlarına odaklanmış bir yapıya sahiptir. Bölüm kendi içinde Meme-Endokrin, Karaciğer-Pankreas-Safra Yolları (HPB) ve Kalın Bağırsak (Kolorektal) Cerrahisi gibi çalışma gruplarına ayrılmıştır. Bu bir hastanın sorunu ne ise, doğrudan o alanda yoğunlaşmış bir ekibin ilgisini görmesini sağlar.
Bunun yanı sıra hastaların özel ihtiyaçlarına yönelik kurulmuş birimleri de bulunmaktadır. Bunlardan biri de Proktoloji Tanı ve Tedavi Ünitesi’dir. Toplumda oldukça yaygın görülen ancak genellikle konuşmaktan çekinilen makat bölgesi hastalıklarının tanı ve tedavisi bu özel birimde yapılır. Proktoloji Tanı ve Tedavi Ünitesi’nde ilgilenilen bazı rahatsızlıklar şunlardır:
- Hemoroid (basur)
- Anal fissür (makat çatlağı)
- Perianal fistül
- Pilonidal sinüs (kıl dönmesi)
- Anal apseler
Bir diğer önemli birim ise Stomaterapi Ünitesi’dir. Bazı bağırsak ameliyatları sonrası, bağırsağın karın duvarına ağızlaştırılması gerekebilir ve hastaların “torba” olarak bilinen bir stoma ile yaşaması gerekebilir. Bu durum hastalar için hem fiziksel hem de psikolojik olarak zorlayıcı olabilir. Stomaterapi ünitesi, bu hastalara stoma bakımı konusunda eğitim veren, olası sorunlarla nasıl başa çıkacaklarını öğreten ve yaşam kalitelerini en üst düzeyde tutmalarına yardımcı olan hayati bir destek birimidir.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi (İbni Sina Hastanesi)
Türkiye’nin ilk tıp fakültesi olan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, namıdiğer “Cebeci,” cerrahi alanında bir efsanedir. Yüzlerce uzman hekim ve profesör yetiştirmiş olan bu köklü kurumun Genel Cerrahi kliniği, özellikle bir alanda Türkiye’nin tartışmasız liderlerinden biridir: Cerrahi Onkoloji (Kanser Cerrahisi).
Ankara Üniversitesi’nin bu alandaki uzmanlığı o kadar derindir ki Genel Cerrahi’den ayrı olarak kendi uzmanlık eğitimini veren bir Cerrahi Onkoloji Bilim Dalı’na sahiptir. Bu kanser cerrahisinin ne kadar özelleşmiş bir yaklaşımla ele alındığının en net kanıtıdır. Bölümün ulusal ve uluslararası alanda tanınmasını sağlayan en önemli uygulama ise karın zarına yayılmış ileri evre kanserlerin tedavisinde kullandıkları özel bir yöntemdir: Sitoredüktif Cerrahi (CRS) ve Sıcak Kemoterapi (HIPEC).
Bu tedavi, iki aşamalı karmaşık bir ameliyattır. İlk aşamada cerrah, adeta bir heykeltıraş titizliğiyle, karın içindeki gözle görülebilen tüm tümör dokularını ve kanserden etkilenmiş organları temizler. Bu işleme “Sitoredüktif Cerrahi” denir. Ameliyatın ikinci ve en kritik aşamasında ise, karın kapatılmadan önce, 41-42 dereceye kadar ısıtılmış özel bir kemoterapi sıvısı, özel bir cihaz yardımıyla doğrudan karın içine verilir ve burada bir süre dolaştırılır. Bu işleme de “HIPEC” denir. Amaç cerrahın gözle göremediği mikroskobik kanser hücrelerini, ısı ve ilacın birleşik gücüyle yok etmektir. Bu yöntem eskiden “tedavisi yok” denilen pek çok hasta için yeni bir umut ışığı olmuştur. HIPEC tedavisinin en sık uygulandığı kanser türleri şunlardır:
- Yumurtalık (over) kanseri
- Kalın bağırsak (kolon) kanseri
- Apandisit kanserleri (psödomiksoma peritonei)
- Mide kanseri
- Periton mezotelyoması
Bu zorlu ve özellikli tedavi, çok yüksek tecrübe ve teknolojik altyapı gerektirir. Ankara Üniversitesi, bu konuda yüzlerce vakalık tecrübesiyle Türkiye’nin en önemli referans merkezidir.
Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Eğitim ve Araştırma Hastaneleri, hem halka yoğun bir şekilde sağlık hizmeti sunan hem de geleceğin uzman doktorlarını yetiştiren, sağlık sisteminin adeta omurgası olan kurumlardır. Dışkapı Hastanesi, Ankara’nın en köklü ve en büyük eğitim hastanelerinden biri olarak bu görevi yıllardır başarıyla sürdürmektedir.
Genel Cerrahi bölümü, geniş bir yelpazede, modern cerrahi hizmetleri sunma kapasitesine sahiptir. Özellikle sindirim sistemi cerrahisi, karaciğer-safra yolları cerrahisi ve meme-tiroit cerrahisi gibi alanlarda oldukça aktiftir. Bölümün en dikkat çekici özelliklerinden biri, ileri düzey kapalı (laparoskopik) ameliyatları rutin bir şekilde uygulamasıdır. Bu modern cerrahi yaklaşımların sadece üniversite veya şehir hastanelerinde değil büyük eğitim hastanelerinde de standart hale geldiğini gösterir. Bölümde sıklıkla gerçekleştirilen ileri laparoskopik (kapalı) ameliyatlardan bazıları şunlardır:
- Laparoskopik kolon rezeksiyonu
- Laparoskopik rektum rezeksiyonu
- Laparoskopik mide fıtığı ameliyatı
- Laparoskopik obezite cerrahisi (tüp mide)
- Laparoskopik böbrek üstü bezi ameliyatı
- Laparoskopik safra kesesi ameliyatı
Ancak Dışkapı Hastanesi’nin belki de en önemli yetkinliği, bir eğitim hastanesi olmasına rağmen organ nakli yapabilmesidir. Hastanede başarılı bir şekilde böbrek nakli programı yürütülmektedir. Hem canlı vericiden hem de kadavradan böbrek nakilleri gerçekleştirilmektedir. Bu hastanenin sadece cerrahi yeteneğinin değil aynı zamanda anestezi, yoğun bakım, nefroloji gibi birçok bölümü bir araya getiren organizasyonel gücünün de bir kanıtıdır.
Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Yenimahalle Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Bir üniversite ile iş birliği içinde çalışan Yenimahalle Eğitim ve Araştırma Hastanesi, modern ve dinamik yapısıyla dikkat çeker. Genel Cerrahi bölümü, sunduğu hizmetlerde en güncel teknolojiyi benimsemeyi ve bunu tedavinin standart bir parçası haline getirmeyi ilke edinmiştir. Burada robotik cerrahi, endoskopik ve laparoskopik sistemler gibi minimal invaziv (vücuda en az müdahale ile yapılan) yöntemler belirli ve nadir durumlar için saklanan lüksler değil uygun olan her hastada kullanılan standart yaklaşımlardır.
Bu modern yaklaşımın temelinde yatan felsefe, cerrahiyi hasta için mümkün olan en konforlu ve en az travmatik deneyim haline getirmektir. Büyük bir kesi ile yapılan açık ameliyatlar yerine, birkaç küçük delikten girilerek yapılan kapalı ameliyatlar, hastanın ameliyat sonrası dönemini önemli ölçüde kolaylaştırır. Kapalı ve robotik cerrahi gibi minimal invaziv yöntemlerin hastalar için sağladığı bazı önemli avantajlar vardır:
- Daha küçük ameliyat izi
- Daha az ameliyat sonrası ağrı
- Daha düşük enfeksiyon riski
- Hastanede daha kısa kalış
- Günlük hayata daha hızlı dönüş
- Daha az kan kaybı
Yenimahalle Hastanesi, sindirim sistemi hastalıklarından fıtıklara, safra kesesi rahatsızlıklarından endokrin cerrahisine kadar geniş bir alanda bu modern tedavi anlayışıyla hizmet vermektedir. Güncel teknolojiye dayalı, hasta konforunu ön planda tutan bir cerrahi tedavi arayışında olanlar için güçlü bir alternatiftir.
Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi (Eski GATA)
Gülhane, eski adıyla GATA, askeri hekimlik geleneğinden gelen çok derin bir köke ve prestije sahip, Türkiye’nin en saygın sağlık kurumlarından biridir. Günümüzde Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne bağlı bir eğitim ve araştırma hastanesi olarak hizmet veren Gülhane’nin Genel Cerrahi kliniği, özellikle bir alanda ulusal çapta bir mükemmeliyet merkezi olarak öne çıkmaktadır: Meme Cerrahisi.
Hastanenin Cerrahi Onkoloji bölümüne bağlı Meme Kliniği, meme hastalıkları ve özellikle meme kanseri konusunda bir referans merkezidir. Çok yüksek sayıda hastaya hizmet veren bu klinik, sadece teşhis ve tedavi yapmakla kalmaz, aynı zamanda bu alandaki en modern cerrahi yaklaşımlara da öncülük eder. Gülhane’nin bu alandaki en büyük farkı, onkoplastik meme cerrahisi konusundaki derin uzmanlığıdır. Onkoplastik cerrahi, onkoloji (kanser bilimi) ve plastik cerrahi prensiplerini birleştiren bir yaklaşımdır. Amaç kanserli dokuyu güvenli bir şekilde temizlerken, aynı zamanda memenin doğal formunu ve estetik görünümünü en üst düzeyde korumak veya yeniden oluşturmaktır.
Bu yöntem hastanın kanserle mücadelesinde sadece fiziksel sağlığını değil ruhsal sağlığını ve beden algısını da korumayı hedefler. Meme Kliniği’nde kanser tanısı alan bir hasta için izlenen çok yönlü yaklaşımın adımları genellikle şunları içerir:
- Görüntüleme (mamografi, ultrason, MR)
- Patolojik tanı (biyopsi)
- Cerrahi planlama (onkoplastik değerlendirme)
- Ameliyat
- Medikal onkoloji (kemoterapi, hormonoterapi)
- Radyasyon onkolojisi (radyoterapi)
- Psikolojik destek ve danışmanlık
Gülhane, bu bütüncül yaklaşımıyla ve onkoplastik cerrahi alanındaki liderliğiyle, meme kanseri hastaları için sadece bir tedavi merkezi değil aynı zamanda bir umut ve destek merkezidir. Düzenlediği ulusal ve uluslararası kurslarla bu alandaki bilgi birikimini diğer cerrahlara da aktararak, bu değerli yaklaşımın yayılmasına da katkıda bulunmaktadır.

Prof. Dr. Ebru Ayvazoğlu Soy, genel cerrahi alanındaki akademik birikimi ve cerrahi deneyimiyle tanınan bir hekimdir. 1998 yılında TED Ankara Koleji’nden mezun olduktan sonra, 2005 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur. Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini 2012 yılında tamamlamış, 2019’da Doçent, 2024 yılında ise Profesör unvanını almıştır. Halen Ankara Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.
Uluslararası indeksli dergilerde yayımlanmış 100’e yakın makalesi ve çok sayıda bilimsel bildirisi bulunan Prof. Dr. Ayvazoğlu Soy, International College of Surgeons, The Transplantation Society, Türk Cerrahi Derneği ve Ankara Cerrahi Derneği üyesidir. Halen Ankara Medipol Üniversitesi’ndeki akademik görevine ek olarak Çankaya’daki özel muayenehanesinde genel cerrahi, meme ve endokrin cerrahi alanlarında hasta kabul etmektedir.

